Geri git   Zekiturk Bilgi Paylasım Forumu > Genel Paylaşım Alanı > Turizm-Gezi-Doğa ve Şehir Rehberi
Arkadaşını Davet Et Yardım ZT Resim Bütün Forumları okunmuş kabul et Videolar

Akdeniz Bölgesi(ANTALYA)

Turizm-Gezi-Doğa ve Şehir Rehberi icinde Akdeniz Bölgesi(ANTALYA) konusu , Akdeniz Bölgesi(ANTALYA) ANTALYA-Kaş Antiphellos, Antalya’nın Kaş ilçesinin olduğu yerde idi. Likçe yazıtlarda ve Pilinius’da “Habesos” diye adlandırılan bu kentin ismi Hellen dilinde “Taşlık Ülke” anlamındadır. XX.yy.ın başlarında da buraya “Andifli” ...


Zekiturk Bilgi Paylasım Forumu Zekiturk Bilgi Paylasım Forumu - Kayıt ol Aktivasyon Mailiniz Gelmedimi Buraya Bakin  Yeni Şifre talep Forumu Zekiturk Bilgi Paylasım Forumu - Kayıt ol

Alt 26-04-2007  
008 Akdeniz Bölgesi(ANTALYA)

Akdeniz Bölgesi(ANTALYA)

ANTALYA-Kaş


Antiphellos, Antalya’nın Kaş ilçesinin olduğu yerde idi.
Likçe yazıtlarda ve Pilinius’da “Habesos” diye adlandırılan bu kentin ismi Hellen dilinde “Taşlık Ülke” anlamındadır. XX.yy.ın başlarında da buraya “Andifli” denilmiştir
Antiphellos’un M.Ö.VI.yy.da var olduğunu biliyoruz, fakat bu devre ait bilgilerimiz oldukça sınırlıdır. IV.ncü yy.a ait mezar anıtlarından da kentin gelişmeye başladığını görürüz. Hellenistik dönemde Antiphellos’un kuzeyindeki, bir liman ve savunma yeri olan Phellos’un önemini yitirmesi üzerine kent gelişir ve büyük bir önem kazanır. Bu durum Roma çağında da devam eder, sedir ağacı ticareti ve sünger ihracından ötürü zenginleşir. M.Ö. II. yy. da Likya Birliğine katılan kentler arasındadır ve bu birliğin bastığı sikkelerin arasında Antiphellos’un da ismi vardır. Bizans devrinde ise diğer Likya kentleriyle birlikte Myra Metropolitliği'ne bağlı bir piskoposluk merkezi idi. Bugünkü Kaş ise bu antik şehrin üzerine kurulmuştur.
Günümüze Akropoldeki düzgün sur kalıntıları iyi bir durumda gelmiştir. Yalnızca kuzey ve batı surlarından hiçbir iz görülememektedir. Surlarda, Helenistik dönemde uygulanan rektagonal tekniği, yani taşların dış yüzlerinin hafif şişkin olarak işlendiği görülür. Ayrıca sur kapısı ile iç kalıntıları da ayakta olup onlara dayanılarak kentin tamamen surlarla çevrili olduğu anlaşılmaktadır. Kentin batısında, Çukurbağ yarımadasına giden yolun üzerinde tiyatro yer almaktadır. Helenistik dönemde yapılan ve güzel bir taş işçiliği gösteren tiyatronun 26 oturma sıralı olduğu ve rahatça 4000 kişiye hizmet verdiği sanılmaktadır. Cavea sağlam durumdadır M.S.III.yy.da bazı ilâveler yapılmıştır.
Tiyatronun üstünde M.Ö. IV.yy.a ait doğal kayadan oyularak yapılmış ev tipi bir mezar anıtı vardır ki bu “Dansözler Mezarı “diye adlandırılır. Kare biçimindeki bu mezar 4.5 m2’dir. Mezarın içinde ,kapının karşısına gelen duvarda el-ele tutuşarak dans eden küçük figürler ile sedirin üzerinde yine dans eden 21 adet figür işlenmiştir. Cephenin köşeleri ve kapı sağır payelerle hareketlendirilmiştir.
Kaş’ın bugün adeta bir simgesi durumundaki mezar anıtı Uzun Çarşı caddesinde, Postahane sokağındadır. Günümüze iyi bir konumda gelen ve tek bir bloktan yapılmış olan bu lahdin 1,5 m. uzunluğundaki alt kısmında boncuk motifleri ve sekiz satırlık Likçe bir kitabe vardır. M.Ö. IV.yy.a tarihlenen bu mezarın kitabesi okunamadığından kime ait olduğu anlaşılamamıştır . Bu kaidenin üzerine dikdörtgen prizma şeklindeki anıtın sandukası oturtulmuştur. Kapağın kuzey-batı alınlığında sopasına dayanmış,sağ bacağını sol bacağının üzerine atmış, üzgün görünümlü bir erkek ile bir kadın figürü işlenmiştir. Güney-doğu alınlığında ise ayakta duran ve uzun bir manto giymiş bir kadın figürü görülmektedir. Ayrıca lahit kapağının her iki yanına da aslan kabartmaları işlenmiştir. Kapağın batı tarafı pencere şeklindedir.
Antiphellos’taki mezarların çoğu kentin kuzeyindeki yamaçta, evlerin hemen arkasındadır. Bunlar ev tipi mezarlardır. 1842 de Kaş’a gelen Spratt isimli bir İngiliz subayı burada yüzün üzerinde mezar olduğundan bahsederse de bugün bunların çoğu inşaatlarda kullanıldığı için yoktur.

ANTALYA SURLARI


Antalya Surları

Antalya kurulduğu günden itibaren surlarla çevrilmiştir. Bu surlardan biri limanı, diğeri de kenti çeviren iç içe iki sur şeklindedir.

Surların denize ulaştığı yerlerin sonunda uçlarında birer kulenin yer aldığı mendirek bulunuyordu. Ayrıca bu surları kent içinde birbirleriyle birleştiren iç surlar da eskiden kenti mahallelere ayırıyordu.

İlk surlar, Bergama Krallığı zamanında yapılmıştır. İmparator Hadrian 130’daki Asya Seyahati esnasında buraya geldiği zaman, bugün de kalıntıları görülen Abidevi Kapı (Hadrianus Kapısı) inşa edildiği gibi, kentin doğu surları da tamir edilmişti.

Arap akınları sırasında Antalya surlarının sağlamlaştırılmasına karar verildi. Daha önce tekrar tekrar tamir görmüş kent surlarının dışına ikinci bir duvar inşa edildi.

Surların daha sonra Bizans İmparatoru VI. Leon ve oğlu Costantin Porphyrogenetes (912-914) devrinde iki kez yeniden tamir edilmiş olduğu, kale üzerindeki 909/910 yıllarına ait bir yazıttan anlaşılıyor.

Bizanslılar’dan sonra, yüksekliği 25 metreyi, kalınlığı 1 metreyi aşan kesme vemoloz taşlardan yapılan, içi moloz taş ve kireç harçla doldurulan Antalya Surları’nı Selçuklu Türkleri sürekli onarmışlardır.

1212 yılında, Antalya’nın gayrimüslim yerli halkının isyanı sonucunda, Hristiyan ve Müslüman halkın birlikte yaşayamayacağını anlayan Selçuklu Sultanı I.Alaeddin Keykubad tarafından 1225 yılında, daha doğuda, denize doğru ikinci bir sur yaptırılmıştır. Üzerinde 612 tarihli yazıtların bulunduğu sur duvarı kenti; Rum, Ermeni ve Türkler olmak üzere üçe ayırmıştır.

Helenistik devirde, bu surların etrafı geniş bir hendekle çevriliydi ve bunların içinde su bulunuyordu. Hendeklerin bazıları Osmanlı, bazıları ise Türkiye Cumhuriyeti devrinde kapatılmıştır.

1671-72 yıllarında Antalya’yı ziyaret eden Evliya Çelebi, kentin 4.400 metre uzunluğunda, üzerinde seksen kulenin sivrildiği bir sur tarafından çevrildiğini yazmaktadır.

Antalya surları en son olarak, 1817’de II .Mahmut tarafından onarılmıştır. Sultan II.Mahmut’a ait tuğralı yazıt Antalya Müzesi’nde sergilenmektedir.

Kaleiçi’ndeki eserler ve evler hakkında detaylı incelemeler yapan, Avusturyalı Lanckoronski ve beraberindeki arkeolog mimar Niemann ile arkeolog Petersen, 1880’li yıllarda Antalya’ya geldiklerinde, Antalya Kalesi duvarlarının büyük bir bölümünün ayakta olduğu, bıraktıkları notlar ve çizimlerden anlaşılmaktadır.

1910’lu yıllarda önemini kaybetmeye başlayan surlar, Kaleiçi’nin rüzgar almadığından yakınan halkın isteği üzerine 1935’te belediye tarafından yıkılmıştır. Böylece, Antalya Kalesi ortadan kalkmış, sadece birkaç kule, Hadrianus Kapısı, bir Roma ailesine ait mezar anıtı ve deniz feneri olarak da kullanılan Hıdırlık Kulesi varlığını bugüne dek koruyabilmiştir.

1973-1980 arasında Turizm Bakanlığı’nca “turizm alanı” ilan edilen Kaleiçi, tekrar önem kazanmış, bu yıllarda yat limanı çevresindeki surlar tekrar onarılmıştır.

KONAKLAMA


Türkiye'nin turizm başkenti olarak adlandırılan Antalya tesis ve yatak kapasitesi bakımından birinci sırada bulunuyor. Antalya tesis ve yatak kapasitesi bakımından Türkiye'de birinci sırada bulunuyor. Antalya İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü'nün yaptığı araştırmaya göre, kentte 596'sı işletme belgeli, 84'ü yatırım belgeli olmak üzere toplam 680 tesis bulunuyor. Bu tesislerdeki toplam yatak kapasitesi ise 205 bine ulaşmış durumda. Bu rakamlara belediye belgeli tesisler dahil değil. Belediye belgeli tesislerle Antalya' daki toplam yatak kapasitesinin 400 bine ulaştığı tahmin ediliyor.
Bu arada Antalya' da, yatırım izni alıp, henüz tamamlanmamış 241 tesis olduğu belirtiliyor. Yatırım aşamasındaki bu tesislerin öngörülen yatak kapasiteleri ile devreye gireceğini varsayacak olursak, tesis sayısı 921'e ulaşacak. Bu da mevcut yatak kapasitesine 86 bin yeni yatağın ilave olacağı anlamına geliyor.

2004 yılında Antalya'ya gelen yaklaşık 6.5 milyon turistin tercih nedenlerinden birisi de tesislerin çoğunun yeni olması. Bu avantajın farkında olan ve turizmin konaklama ayağında hizmet veren şirketler arasındaki rekabet Antalya'ya yeni tesisler kazandırmaya devam ediyor.

Otel sayısında Alanya lider
Otellerin ilçelere göre dağılımına baktığımızda, Kumluca ve Korkuteli hariç, her ilçede tesis olduğunu görüyoruz. En fazla tesise sahip ilçeler sıralamasında da Alanya 225 otelle birinci, Kemer 157 oteliyle ikinci ve Antalya 100 otelle üçüncü olarak karşımıza çıkıyor.
Antalya merkezdeki otellerin toplam kapasitesi 14 bin 867'ye ulaşırken, ilçeler arasında 52 bin 860'lık kapasite ile Alanya birinciliği ele geçirmiş durumda. Bu alanda Alanya'nın en yakın takipçisi durumunda olan Manavgat'ın kapasitesi 51 bin 242'ye ulaşırken, Kemer'in kapasitesi 46 bin 44, Serik ve Belek'in de 25 bin 347 olarak belirleniyor.
Sualtı, suüstü, rafting, nehir konosu, yamaç paraşütü, safari gibi sportif faliyetlerin yoğunluğu konusunda ise Manavgat sahip olduğu 95 faaliyet alanıyla açık farkla lider durumda. Bu kategoride Manavgat'ı Kemer 60, Alanya 44, Serik-Belek 31 ve Antalya ise 21 faaliyet alanıyla izliyor.





Antalya Mutfağı


Antalya yöresinde en tanınmış yemek, diğer yörelerde meze olarak yapılan piyazdır. Antalya'da piyaz diğer bölgelerden farklı olarak taratorla hazırlanır ki özelliğini de bu oluşturmaktadır

Taratorlu Piyaz
Haşlanmış kuru fasulye konulan servis tabağına yeter ölçülerde soğan, domates, haşlanmış yumurta doğranır, üzerine zeytinyağı ve hazırlanmış tarator dökülerek servis yapılır. Limon, sirke ve baharatlar eklenerek yenilir.
Kulak (Mantı) Çorbası
Malzemeler: (Mantı Hamuru için): 750 gr. un, 3 adet yumurta, 1 tatlı kaşığı tuz
(Mantı içi malzemeleri): 300 gr. kıyma, 1 yemek ka*şığı ince kıyılmış fesleğen, 1 tatlı kaşığı kırmızı toz biber, 1 tatlı kaşığı karabiber, 1 tatlı kaşığı tuz
Diğer malzemeler: 1 kilo kuzu veya oğlak kol, 2 su bardağı nohut, 3 diş sarımsak, 1 yemek kaşığı domates sal*çası, 3-4 yemek kaşığı tereyağı, kırmızı acı pul biber, nane veya fesleğen, 1 adet limon, tuz
Hazırlanışı: Hamur malzemesi kulak memesi kıva*mında yoğrulur. Yarım saat dinlendirdikten sonra erişteden biraz büyük boyutta şeritler kesilir ve bir tepsiye konup ne*mini atması sağlanır. Geceden ıslatılan nohut ile kuşbaşı et birlikte haşlanır. Yeterince piştikten sonra kestiğiniz ha*murlar, tuz ve karabiber ilave edilir. Diğer tarafta un kav*rulur. Sarımsak eklenir. Ayrı bir kapta yumurta, limon su*yu, yoğurt çırpılır. Bu karışıma unlu karışım da ilave edilir ve haşladığınız etli nohutların üzerine yavaş yavaş dökülür iyice karıştırılır. Tavada çok az bir yağda nane kızdırılıp çorbanın üzerine dökülerek servis edilir.
Hibeş
Malzemeler: 1 su bardağı tahin, 2 adet limon, kimyon, kırmızı toz biber, 3 diş sarımsak
Hazırlanışı: Bir kapta tahin, ezilmiş sarımsak ve li*mon suyu kanştınlır. Su ilave edilerek iyice karıştırmaya devam edilir. Kimyon ve kırmızı toz biber eklenir, servis tabağına alınır. Üzeri kimyon ve kırmızı toz biber ile süsle*nerek servis edilir.
Toros Salatası (Al Köz-Al Göz)
Malzemeler: 3 patlıcan, 3 kırmızı biber, ince kıyılmış nane, maydanoz, fesleğen, 3 diş sarımsak, 1 kahve fincanı sirke, erik ekşisi veya limon suyu, 2 fincan zeytinyağı, tuz
Hazırlanışı: Patlıcanlar ocak üzerinde közlenir, kabuklan soyularak limonlu zeytinyağı bulunan ka*ba konur. Fırında pişirilen biberler temizlenir ve şeritler ha*linde doğranılarak patlıcanların yanına konulur. Soğanlar da közlenerek diğer malzemenin yanına konur. Sirke, sa*rımsak, 1 kahve fincanı su, erik ekşisi bir kapta kanştınlır, patlıcanların üzerine dökülür. 4-5 saat buzdolabında bekle*tilen salatanın üzerinenane, maydanoz ve fesleğen konula*rak servis yapılır.
Börülce Salatası
Malzemeler: 500 gr. börülce, 3 adet kırmızı etli biber, 1 adet domates, 1 adet soğan, 3 adet ince kıyılmış taze so*ğan, 3-4 diş sarımsak, 1 demet ince kıyılmış maydanoz, 1 adet limon, 2 kahve fincanı zeytinyağı, 1 tatlı kaşığı tuz
Hazırlanışı: Börülcelerin iki ucu kesilerek ikiye bölü*nür, kaynayan tuzlu suda haşlanır. Tabağa alınan börülce*lerin üzerinde 1 kepçe haşlama suyu gezdirilir. Kırmızı et*li biber 200 derecelik fırında közlenir, sonra börülce eba*dında şeritler halinde kesilerek börülcelere katılır. Piyaz şeklinde doğranan soğanlar da börülcelerin üzerine konur. Kabuklan soyulmuş domatesler küp küp doğranılarak, in*ce kıyım taze soğanlar ve maydanozlarla birlikte salataya karıştırılıp harmanlanır. Ayrı bir kapta limon suyu, ezilmiş sarımsak ve zeytinyağı karıştırılarak salatanın üzerinde gezdirilir.
Kabak Çiçeği Dolması
Malzemeler: 30 adet kabak çiçeği, pi*rinç, 6 soğan, 2 domates, fesleğen, karabiber, zeytinyağı, nane, şeker, limon, 1 limon, tuz
Hazırlanışı: Kabak çiçeklerinin ortaları çıkarılarak kopartılır ve yıkanarak süzülür. Kızgın zeytinyağında sırasıyla soğanlar, rendelenmiş do*mates ve şeker kavrulur. Pirinç, tuz, karabiber, fesleğen ve nane karıştırılarak soğumaya bırakılır. Harç, çiçeklerin içi*ne doldurularak çiçeklerin uç yapraklanyla kapatılır ve yağlı bir tencereye dizilir. 1 çay bardağı su ilave edilen tencere orta ateşte pişirilir. Dolmalar suyunu çektiğinde l'er çay bardağı sıcak su ilave edilir. Pişince üzerine limon suyu gezdirilerek servis yapılır.
Borana
Malzemeler: 3 patates, 3 yumurta, 2 su bardağı yoğurt, 2 diş sarımsak, zeytinyağı, tereyağı, kırmızı pul biber, tuz, kızartma yağı
Hazırlanışı: Patatesler soyulup yı*kandıktan sonra küp küp doğranır. Da*ha sonra kızartılarak servis tabağına alınır. Yoğurt, zeytin*yağı, sarımsak ve tuz çırpılarak patateslerin üzerinde gez*dirilir. Yumurtalar kaynak suya kırılarak haşlanır, kevgir*le alınarak patates ve yoğurdun üzerine konulur. Yumurta*ların üzerine kırmızı pul biber ve kızdırılmış tereyağı gez*dirilir.
Kuzu Göbeği Kavurması
Malzemeler: 500 gr. taze kuzu gö*beği mantarı (morel), 2 kuru soğan, 2 domates, 4 yumurta, 2 kahve fincanı zeytinyağı, karabiber, kırmızı pul biber, tuz
Hazırlanışı: Mantarlar yıkanarak kuşbaşı doğranır, kaynayan tuzlu suya atılarak çıkartılır. Ayrı bir tavada kızgın zeytinyağında soğanlar ve ardından domatesler pişirilir. Tavaya mantarlar da katılarak hepsi birlikte pişirilir. Diğer malzemeler ve çırpılmış yumurtalar da katılarak pişirilir ve servis yapılır.
Ekşili Bal Kabağı
Malzemeler: 1,5 kg. balkabağı, 500 gr. kuşbaşı et, 2 soğan, 2 yemek ka*şığı toz şeker, 1 su bardağı nohut, 2 ye*mek kaşığı tereyağı, karabiber, 1 limon, maydanoz, tuz
Hazırlanışı: Kuşbaşı etler kısık ateşte pişirilir. Tenceredeki etler pişince tereyağı ve rende*lenmiş soğanlar eklenir. Soğanlar da piştikten sonra küp küp doğranmış bal kabakları, şeker, tuz, limon suyu, nohut ve 1 kahve fincanı su eklenerek kısık ateşte pişirilir. Ka*baklar pişince 2. kaşık tereyağı ve maydanozlar eklenir.
Muhliye
Malzemeler: 1,5 kg. muhliye, 55 gr. kuşbaşı hindi eti, 2 su bardağı haşlanmış nohut, 2 soğan, 5 domates, limon, kırmızı toz biber, zeytinyağı, tuz
Hazırlanışı: Hindi etleri kısık ateşte pişirilir. Etler pi-şince zeytinyağı, doğranmış soğanlar ve rendelenmiş do*matesler eklenir. Domatesler suyunu çekince, nohut, temiz*lenmiş muhliyeler, kırmızı biber, tuz, limon suyu ve 1 bar*dak sıcak su katılarak, pişirilir. Muhliyeler suyunu çekince 1 bardak daha su katılarak pişirilir.
Akya (Kuzu) Buğulu Kızartma
Malzemeler: 3 adet akya balığı, I çay bardağı kızartma yağı, tuz, maydanoz, li*mon, un
Hazırlanışı: Akyalar temizlenir tuzla*nıp 20 dakika bekletilir. Kızgın yağda unlan*mış balıklar alt üst edilerek kızartılır. Balıklar kızarınca ya*ğa 1 kahve fincanı su dökülür ve tavanın üzeri kapakla ör*tülür. Kısık ateşte 1 dakika kadar buğu altında tutulur.
Gülgas, Göleviz, Gölevez
Malzemeler: 1 kg. gülgas, 500 gr. kuş*başı koyun veya oğlak eti, tereyağı, sarım*sak, 500 gr. ıspanak, zeytinyağı, 2 limon, ka- rabiber, kırmızı biber, tuz
Hazırlanışı: Kuşbaşı etler tereyağıyla kavrularak pişirilir, pişince 1 bardak sıcak su eklenerek, kı*sık ateşte pişirmeye devam edilir. Etlerin pişmesine yakın kuşbaşı doğranan gölevezler, sarımsak, limon suyu, biber ve 2 bardak su katılır. Orta ateşte kaynatılır. Ispanak yap*raklan zeytinyağında karabiberle kavrulur. Ispanak ve gö*levezler karıştırılarak servis yapılır.
Elmalı Baklava
Malzemeler: 12 adet baklavalık yufka, 1 su bardağı zeytinyağı, 6 adet elma, 1 çay bardağı toz şeker, 1 tatlı kaşığı tarçın
(Şurup için): 3 su bardağı toz şeker, 2,5 bardak su, limon
Hazırlanışı: Rendelenmiş elmalar orta ateşte pişirilir. Soğuduktan sonra suyu sıkılarak posası bir kaba konulur, 1 bardak şeker ve tarçınla karıştırılır. 6 yuf*ka yağlanarak tepsiye dizilir. Üzerine harç malzemesi ko*nularak diğer altı yufkayla kapatılır. Yufkaların üzeri çizi*lerek üzerine kalan yağ sürülür. 180 derece fırında pişirilir. Su, şeker ve limon kaynatılarak şurup hazırlanır. Baklava*ların üzerinde şurup gezdirilerek soğumaya bırakılır.
Bıldırcın Mıhlası
Malzemeler: 4 adet ayıklanmış bıldırcın, 2 soğan, 3 domates, 2 sivri biber, tereyağı, tuz.
(Üst malzemeler): 4 yumurta, karabiber, limon, tuz, fesleğen
Hazırlanışı: Bıldırcınlar dörde veya altıya bölünür. Kızgın tereyağında soğanlar ve biberler kavrulur. Doma*tesler de katılır, suyunu çekince bıldırcınlar da atılarak tuz katılır. Bir taşım kaynattıktan sonra kapağı örtülür ve kısık ateşte pişmeye bırakılır. Bıldırcınlar pişince açılan oyukla*ra yumurtalar kırılır. Yumurta beyazlanınca liman suyu, karabiber ve fesleğen konularak servis yapılır.
Kölle
Buğday, fasulye, nohut, bakla, suda kaynatılır. İçine kırmızı biber, karabiber, tuz konur ve üstüne ceviz, badem ezmesi ekilerek yenir. Bu yemek ikindi, akşam ve gece vakti yenir. Kölle, özel anma günlerinin yemeği ve toplantı aracıdır. Çocuğun ilk dişi çıktığında yapılan kölle, "diş köllesi" adını alır. Yine çocuğun sünnetinde yapılan kölleye "sünnet köllesi" ve düğünde yapılan kölleye de "düğün köllesi" adı verilir.
Domates Civesi
Soğan, patlıcan, biber ve domates doğranır. Yağda, tuz da eklenerek kavrulur. Daha sonra pirinç eklenerek karıştırmadan pişirilir. Ateşten ineceğine yakın sarımsak, nane, fesleğen ilave edilerek sıcak servis yapılır.
Ayranlı
Ispanak veya ısırgan otu mısır unuyla karıştırılarak hamur haline getirilir. Tepsiye yayılarak fırına verilir. Bir çeşit börektir.
Laba
Koyun, keçi gibi hayvanların kaburga kemikleri ile leğen kemikleri arasındaki sağlı sollu karın boşluğuna "Labalık" denir. Kıyma, pirinç, karabiber, maydonoz, çamfıstığı, badem içi, domates veya salçası, tereyağ ile hazırlanan bu yemek haşlanmış veya kızartılmış kaburga kemikleri ile birlikte yenir.
Arap Aşı
Özellikle yayla bölgelerinde kış mevsiminde tavuk veya av hayvanlarının etinden yapılan bir pelte kıvamında siniye dökülür ve soğutulur. Başka bir kaba etin suyu, et, baharat ve sarımsakla hazırlanan arap aşı konulur. Arap aşı acılı veya ekşili hazırlanır, hamur ile birlikte yenilir.
Tandır Kebabı
Çok ünlüdür. Hibeş dedikleri mezesi, kırmızı biberli, sarımsaklı, limonlu, tahinli ve kimyonludur.
Düğün Çorbası
Koyun, keçi gibi hayvanların işkembesinden yapılan çorba düğünlerin en has yemeğidir. Üzerine nane biber gibi baharatlar ekilerek limon veya sirke dökülerek yenilir.
Öküz Helvası
Çok ünlüdür. Hibeş dedikleri mezesi, kırmızı biberli, sarımsaklı, limonlu, tahinli ve kimyonludur.
Düğün Çorbası
Koyun, keçi gibi hayvanların işkembesinden yapılan çorba düğünlerin en has yemeğidir. Üzerine nane biber gibi baharatlar ekilerek limon veya sirke dökülerek yenilir.
Öküz Helvası
Üzüm veya keçi boynuzu pekmezi ile yapılan helva büyük güç gerektirdiğinden çok sık yapılmaz. Üzerine tereyağı dökülerek servis yapılır.
Antalya bölgesinde narenciye çeşitlerinin her türünden reçel yapılmaktadır. Hatta patlıcan, incir, karpuz gibi sebze ve meyvelerin de reçelleri yapılmaktadır. Bunların en başta gelenleri ise turunç, bergamut reçelleridir.
Turunç Reçeli
Kalın kabuklu turunçlar soyulur. İplere dizilir ve soğuk su içerisinde birkaç gün bekletilir. Üç gün sonra sudan alınan turunçlar bir tencereye konularak kaynatılır. Kaynama işlemi tamamlanınca su iyice süzülür. Kıvamında haşlanmış turunçlar üzerine 10 turunca yarım bardak su ve bir kilo şeker ilave edilir. Hafif ateşte bir miktar daha pişirilir. Soğuyunca kavanozlara alınır.
Patlıcan Reçeli
Küçük patlıcanlar soyulup temizlenir. Üç-dört saat kadar kireçli suda bekletilir. Temiz su ile birkaç kez yıkanır. Boş bir kaba yerleştirilir ve üzerine şeker dökülür. Bir gece bekletilir ve suyunu içine aldığından emin olunduğunda ateşte kaynatılır. Kaynarken içerisine karanfil (patlıcan kokusunu alır) atılır. Reçel kıvamına geldiğinde ateşten indirilir. Soğuduktan sonra kavanozlara alınır.


EĞLENCE
Turizmin başkenti olan Antalya, şehre mükemmel deniz-güneş-kum üçlüsü için gelen turistlere eğlenceli saatler de vaat etmekte. Bu eğlenceler; hem akşam dansedip “kurtlarını dökmek” isteyen tatilciler için hem de gün boyu da sadece denize girip güneşlenmekle yetinmeyip sosyalleşmek isteyen eğlenceseverler için.
Antalya'nın en büyük diskosu “Ally”. Burası; eski marinaya kurulu olan kale içi surlarının üzerindeki beş otantik binadan oluşan 10 işletmeli bir kompleksin parçası durumunda.
Falez Otel'in bahçesinde yer alan Olympos Disko da Antalya gece hayatının en eğlenceli mekanlarından biri.
Tünektepe; Antalya'dan Kemer istikametine doğru giderken şehrin sonu olarak kabul edilen bir noktada yer alıyor. 674 metre yükseklikte bulunan Tünektepe, Antalya'yı tam anlamıyla kuşbakışı olarak gören bir perspektife sahip. Bu bölgede gündüzleri muhteşem şehir manzarasını izleyip, lokanta ve kafelerden yararlanabilirsiniz. Geceleri ise manzaraya bu kez eğlence de eşlik ediyor. Bir açık hava mekanı olan Maji Club gece hayatına yepyeni bir boyut getiriyor.
Kemer Geceleri Unutulmamalı
Son dönemlerde Kemer geceleri de açılan yeni mekanlarla Antalya şehir merkezindeki eğlenceleri kıskandırmaya başladı. Antalya-Kemer arasındaki yol genişletme çalışmalarının da tamamlanmasıyla, Kemer bu yıl çok daha büyük bir ilgiye mahzar olacağa benziyor.
Özellikle geçtiğimiz yıllarda açılan büyük diskolar gibi büyük ve eğlencenin uzun saatler boyunca yaşandığı yerler sayesinde Kemer, Güney sahillerinin yeni gözde eğlence bölgesi durumuna geliyor.


PLAJLAR

Turizm merkezi olan Antalya’nın, Akdeniz’le buluştuğu 640 km.’lik sahil şeridinde çok sayıda plaj bulunmaktadır.

Doğu Plajı
Alanya'nın doğusunda, Antalya-Mersin karayolu üzerindedir. Keykubat Plajı ile birlikte 14 km.'lik sahil uzantısından oluşur. Sahil boyunca plaj tesisleri bulunmaktadır.
Sorgun Plajı
Antalya'nın en güzel plajlarındandır. Manavgat'a giderken güneye inen yoldan 5-6 km. gidilince fıstık çamları arasında şirin, doğal bir plaj ve sahildir.
Koru Plajı
Gazipaşa'nın Koru Mahallesi'nde bulunan bu plajda, kendi kendini filtre eden bir denize sahiptir. Üç doğal havuzu vardır. Bunlardan iki doğal havuz özellikle yeni yüzme öğrenenler için idealdir. Gazipaşa’ya 3 km. uzaklıkta İskele Plajı ve Kahyalar beldesinde de Kahyalar Plajı vardır.
Lara Plajı
Antalya'nın 12 km. doğusundadır. Kumu gayet ince olup çam ormanları ile kaplıdır. Halka açık plajları, yiyecek ve içecek ihtiyacını karşılayacak gazinoları ve soyunma kabinleri vardır.
Karpuzkaldıran Plajı
Lara Plajı’nın batısında Düden Şelalesi'nin denize döküldüğü yerdedir. Askeri dinlenme kampı olarak kullanılan plajın kumu çok ince, denizi sığdır.
Adalar Plajı
Karaalioğlu Parkı'nda kayalık bir plajdır. Yeme-içme ihtiyacının karşılandığı gazinosu ve soyunma kabinleri vardır.
Mermerli Plajı
Mermerli Parkı'nın altında olan plajın soyunma kabinleri ve duşu vardır.
Konyaaltı Plajı
Antalya'nın 3 km. batısında, yaklaşık 1.5 km. uzunluğunda kum çakıl karışımı bir plajdır. Belediyenin yaptırıp işletmeye açtığı halka açık plaj tesisleriyle yeme, içme ihtiyacına cevap verebilecek gazinolar, pansiyonlar ve oteller vardır.
Reşat Adası Plajları
Eskiden Sultan Reşat'ın mesire yeri olan plaj; Antalya'nın 15 km. kadar batısında, Kemer yolu üzerinde etrafı ormanlarla kaplı tabii bir plajdır. Karayolları tarafından düzenlenip ayrıca piknik yeri olarak da değer kazanmıştır. Kemer'de Beldibimevkiinden başlayıp Tekirova'ya kadar olan, genellikle ince kumlardan oluşan doğal bir plajdır.
Kemer merkezde Belediye Plajı, yat limanı yanındaki Ayışığı Plajı ve Phaselis Plajı denize girenler tarafından tercih edilen plajlardandır.
Phaselis Plajı
Tarih, dağ, deniz, orman, sığ bir koy ve ince kumun birleşmesiyle meydana gelen eşine az rastlanır güzellikte bir plajdır.
Tekirova Kıyıları
Tekirova; kayalık ve kumsal kıyıları, vahşi tabiat güzellikleri ve nefis kokulu portakalları ile dikkat çekmektedir.
Finike Sahilleri
İnce kumları ve güzel manzara ile Akdeniz sahillerinin tabii plajlarına sahiptir.
Adrasan Kıyıları
Antalya'nın doğal bir limanı olup kayalık ve ince kumlu doğal plajlara ve çok güzel bir manzaraya sahiptir.
Patara Kumsalı
Özel Çevre Koruma Bölgesi olan Patara (Ovagelemiş), Kaş-Fethiye yolu üzerinde ilçe merkezine 45 km. uzaklıktadır. Patara, Türkiye'nin en geniş (800 m.) ve en uzun (15 km.) kumsalıdır.
Bilgi Paylasim isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Bu Konu İle Benzer Diğer Konularımız
Konu
Ege Bölgesi
Antalya Atatürk Müzesi
Akdeniz Üniversitesi


Bookmarks
Digg del.icio.us Google StumbleUpon
Seçenekler
Stil

Zaman Ayariniz GMT +3. Şu anda saat : 16:51. (Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)
Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO