Geri git   Zekiturk Bilgi Paylasım Forumu > Genel Paylaşım Alanı > Turizm-Gezi-Doğa ve Şehir Rehberi
Arkadaşını Davet Et Yardım ZT Resim Bütün Forumları okunmuş kabul et Videolar

Bodrum Rehberi

Turizm-Gezi-Doğa ve Şehir Rehberi icinde Bodrum Rehberi konusu , Bodrum Rehberi TÜRKBÜKÜ Yarımadanın kuzey kıyısı boyunca uzanan yolun ortalarında, büyük bir koyda kurulu ve alışılagelenlerden daha hoş iki köy vardır: Türkbükü ve Gölköy. Koyun batı yakasında, tepelerin arasına gömülü ...


Zekiturk Bilgi Paylasım Forumu Zekiturk Bilgi Paylasım Forumu - Kayıt ol Aktivasyon Mailiniz Gelmedimi Buraya Bakin  Yeni Şifre talep Forumu Zekiturk Bilgi Paylasım Forumu - Kayıt ol

Alt 25-04-2007  
008 Bodrum Rehberi

Bodrum Rehberi

TÜRKBÜKÜ



Yarımadanın kuzey kıyısı boyunca uzanan yolun ortalarında, büyük bir koyda kurulu ve alışılagelenlerden daha hoş iki köy vardır: Türkbükü ve Gölköy. Koyun batı yakasında, tepelerin arasına gömülü ve önündeki iki ada ile korunan Türkbükü köyü, balıkçılar için doğal bir sığınaktır. Balıkçılar burada, sahilden denize doğru çıkık pek çok küçük tahta iskeleden hareket ederler. Koyun hemen çıkışında Dil Balıklarının yatağı bulunur.
Daha ileride, koyun tabanındaki Gölköy yemyeşil bir vadi üzerine kuruludur. Önünde upuzun uzanan kumsal ile küçük pansiyon ve restoranlar vardır. Gölköy'de keyfi çıkartılacak pek çok şeyin arasında belki de ilk akla gelen modern yaşamın patırtısından çok uzaklardaki bu köyde sessiz sedasız çalışmalarını sürdüren balıkçı halkın, çiftçilerin ve günlük işlerini yürüten tüccarların koşuşturmalarını seyretmektir.

GÜMBET




Son zamanlarda başlıbaşına bir yerleşim bölgesi haline gelen Gümbet, Bodrum'un yalnızca 2 Km. Güneyindedir. Adını sayısız beyaz kubbeli yağmur sarnıçlarından alan Gümbet, yarımadanın en uzun ve ünlü kumsallarından biridir. Kıyısı sığdır ve deniz sahilden yavaş yavaş derinleşir. En sıcak günlerde bile, koyun boğazından içeriye doğru serin bir esinti oluşur. Burası, ufak kiralık sandalları, su kayağı, sölf ve genişq kumsaldan başlayan paraksi gibi su sporlarıyla ünlü bir spor merkezidir.
Gümbet'in popülaritesi, burada oldukça ünlü bir gece yaşamının doğmasına neden olmuştur. Gümbet sokakları, gün doğumuna kadar, barlardan ve yol kenarlarındaki kahvelerden gelen müzik seslerinin titreşimleriyle dolar.

YALIKAVAK



Bodrum'dan Yalıkavak'a karadan yapılan yolculuk sırasında, konuklar yarımada üzerinde en çok görülmesi gereken manzaraları seyrederler. Verimli vadilerden yukarı doğru tırmandıktan sonra, yol dağğın tepesini keserek aşağı doğru, yarımadanın ortasına iner ve Yalıkavak'a varmadan önce, yörenin ve güney kıyılarını ortadan iki ayırır. Yalıkavak, yıllarca Ege'nin Türk kıyılarındaki en önemli balıkçılık merkezlerinden biri, balıkçı ve sünger avcılarının teknelerinin sığındığı bir liman olmuştur. Bugün yerli halkın çoğu hala denizcidir. Yalıkavak, bir yandan denizin ağır işçiliği olan balıkçılığı, diğer yanda da çağın getirdiği kahve, restoran ve barlar gibi turistik olguları günümüzde içiçe yaşamaktadır. Getirdikleri deniz ürünlerini boşaltan balıkçı motorları ve yolcularını karaya çıkaran pırıl pırıl yatlar ile durmaksızın işleyen, bir yandan da dinlendirici, hem dost, hem de yabancı, eşsiz bir atmosfere sahiptir.

AKYARLAR



Karaincir'i geçerek devam edildiğinde, kıyıdan yükselen, tepesinde Osmanlı ormanlarının, yamaçlarında ise tarihi bir Yunan Kilisesinin kalıntılarının bulunduğu Aspat dağı geçilerek, eski bir balıkçı köyü olan Akyarlar'a varılır. Sahildeki bazı evlerden de anlaşılacağı gibi, Akyarlar eskiden ünlü bir Rum yazlık beldesiymiş. Yakın zamana kadar Akyarlar'ın asıl geçim kaynağı balıkçılıktı ve kıyıdaki küçük liman yerli teknelerle dolardı. Bugün Rumlar, boğazlardan 5 km. Uzaklıktaki İstanköy adasında yaşamaktalar. Balıkçı teknelerinin yerini de tur tekneleri almıştır. Ancak Akyarlar halen o kendine has atmosferini korumaktadır. Bugün koyun bir ucunda liman yer alır, diğer ucunda ise kumsal dönemeç yaparak gözden kaybolur. Eskilerden kalan bir kaç balıkçının balık avlayışlarının seyredilebildiği küçük pansiyon ve restoranlar ise sahil boyu uzanır.


TURGUTREİS



Turgutreis, Bodrum yarımadasında bulunan ikinci en büyük kasabadır. Burası konuklara, gerçek Türk yaşamıyla, yeterince dinlendirici ortamları birarada sunar. Kasabaya "Turgutreis" adı, 16. Yüzyılda burada doğan aynı isimdeki büyük Türk amirali Turgut Reis'in anısına verilmiştir. Batı dünyasında Dragut adıyla bilinen Turgut Reis, özellikle Osmanlıların Malta Kuşatması ile tanınmaktadır. Kasabanın bir kaç kilometre dışında, deniz kenarındaki bir anıt onun ilk yelken açtığı yeri gösterir.
Bu büyük amiralin adını taşıyan kasaba, halen yarımadanın batısında bir ticaret merkezidir. Çevre köylerde üretilen ürünler, buradan nakliye şirketlerine veya fırın, dükkan ve diğer servis noktalarına ulaştırılır.
Daha çok dinlenmek isteyenler için Turgutreis'teki kilometrelerce uzun kumsal ve kıyılarda, Türk damak tadını sunan restoranve barlar bulunmaktadır.

KADIKALESİ

Kadıkalesi, Turgutreis'in 6 kilometre kuzeyinde, karadan ulaşılan küçük bir sahil köyüdür. Köyün tepesindeki Rum kilisesi, yaklaşık olarak yüzyıldan uzun bir süredir, oldukça iyi bir durumda bulunmaktadır. Kapısının arkasındaki Rum tasvirlerinin hiç örselenmemiş olması şaşırtıcıdır. Küçük kumsal, köyü yaz rüzgarlarından korur. Bazı iskele ve restoranlar bu sakin kıyıda dağınık olarak yeralır.

YALIÇİFTLİK
Bodrum'dan dolmuşla 20 dakika uzaklıktaki Yalıçiftlik'e, çam ormanlarının arasında kıvrıla kıvrıla giden yol üzerindeki gümbetlerin önünden geçilerek varılır. Karaada'nın bitiminden sonraki ilk koyda ve Gökova Körfezi'nin girişini gösteren bu çakıllı sahilde, etrafa serpiştirilmiş birkaç restoran görülür. Kıyının doğu yanı kumluktur. Biraz daha ilerideki ıssız kayaların arasında tek başına denize girmek ve güneşlenmek mümkündür.
Yalıçiftlik'ten dört kilometre sonra tarımla uğraşan Çiftlikköy'e varılır. Taştan yapılma çiftlik evleri tepenin eteklerine yayılmıştır. Belli başlı ürünleri, ormandaki kovanlardan toplanan çam balı ve çevredeki bahçelerde yetişen incirdir.
Turizm elinin değmediği bu köy, Bodrum Yarımadası üzerindeki çiftlik yaşamının görünümlerini gözler önüne serer.

GÜMÜŞLÜK


Bu huzur dolu köy, yarımadanın üzerindeki en eski yerleşim yerlerinden biridir. Alçak gönüllü restoranları, pansiyon ve motelleri bulunmakta, fakat köy genişleyememektedir; çünkü burası resmi olarak arkeolojik bir sit alanıdır ve doğal görünümü değiştirecek herhangi bir şey yapmaya veya yerleri kazmaya izin verilmemektedir.
Bu statü, bir kısmı da Gümüşlük köyü'nün altında kalmış bulunan antik Mindos sitesini koruma amacıyla düzenlenmiştir. Orijinal bir Likya şehri olan Mindos buradan birkaç kilometre güneydoğudadır. M.Ö. 4ncü yüzyılda Kral Mozolus yeni bir Mindos şehri inşa etmeye karar vererek, tüm şehir halkını yeni evlerine taşımış. Yüz yıl önce, görülmeğe değer kalıntılar arasında bir tiyatro ve stadyum da bulunmaktaydı, fakat daha sonraları bazı kurumları ve bazı binaların duvarlarına konmak üzere yavaş yavaş söküldüğünden, artık yerlerinde pek görülecek bir şey kalmamıştır.
Eğer Gümüşlük'ün kuzey doğusundaki koya doğru on dakika yürünecek olursa, bir yamacın kenarından denizin içine fırlamış gömülü bir duvar görülür. Alanın arkeolojik statüsü denize tüplerle dalmayı engellediğinden, şnorkellerle dalındığında bu suda daha pek çok duvar ve bir antik dalgakıran görülür. Buraya tekneyle gelenler, sualtı kalıntılarına çarpmamak için, girişin doğu yakasından adanın yakınlarına demirlemek isteyeceklerdir.
Tavşan Adası adı verilmiştir. Bu ada, Gümüşlük'ün açık denizden korunmalı iki koyunu birbirinden ayırır. Eğer kıyıda bir restorana oturarak bir süre bakarsanız, adanın üzerinde tavşanlar görürsünüz. Bu tavşanlar, uzak pazarlarda bunları satan bir üretici tarafından bu adada üretilmektedirler. Dizboyu suda yürüyerek bu adaya gitmek ve kayaların arasında güneşlenerek denize dalmak mümkündür. Bazı restoranların çatı katlarındaki teraslardan görülen dinlendirici manzara ve güneşin batışı olağanüstüdür. Kalabalığın az olduğu bu yerde, restoranlardaki yiyeceklerin kalitesi şaşılacak derecede iyidir. Limandaki restoranların ise, sazdan örülü şemsiyeleri ve damları ile tipik bir görünüm taşırlar.
Bodrum'a dönerken, yörede hala çalışır durumda olan rüzgar değirmenleri de seyredilir. Bu değirmenler, kanatlarını döndüren yaz rüzgarının geldiği kuzeybatıya dönüktürler ve civarda yetişen buğdayı geleneksel metodla öğütürler.


Bilgi Paylasim isimli Üye şimdilik offline konumundadır  

Bu Konu İle Benzer Diğer Konularımız
Konu
Türkçe Vbullettin Kullanma Rehberi, (Üye ve Modlar için)


Bookmarks
Digg del.icio.us Google StumbleUpon
Seçenekler
Stil

Zaman Ayariniz GMT +3. Şu anda saat : 16:50. (Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)
Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO