Geri git   Zekiturk Bilgi Paylasım Forumu > Din Kültürü ve Ahlak Bilgisi > Sorular & Cevaplar
Arkadaşını Davet Et Yardım ZT Resim Bütün Forumları okunmuş kabul et Videolar

Çelişki

Sorular & Cevaplar icinde Çelişki konusu , Çelişki edit by zekiturk ....................... Hz Ademin nesli nasil cogaldi.cocuklari birbirleriylemi evlendiler bu hukuku Hz Adem nasil uyguladi.......


Zekiturk Bilgi Paylasım Forumu Zekiturk Bilgi Paylasım Forumu - Kayıt ol Aktivasyon Mailiniz Gelmedimi Buraya Bakin  Yeni Şifre talep Forumu Zekiturk Bilgi Paylasım Forumu - Kayıt ol

Alt 20-04-2007  
Standart Çelişki

Çelişki

edit by zekiturk
.......................

Hz Ademin nesli nasil cogaldi.cocuklari birbirleriylemi evlendiler bu hukuku Hz Adem nasil uyguladi....

Konu ZeKiTuRk tarafından (21-04-2007 Saat 11:42 ) değiştirilmiştir..
nekbet isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 21-04-2007  
Standart

Hz Adem'in birçok ikiz çocuğu oldu. Bu ikizler her seferinde biri kız, biri erkek oluyordu. Bir ikizin erkeği ile diğer ikizin kızı evleniyordu. Arada yalnız bu mesafe bulunması şart idi. Yine bir kanuna riayet ediliyordu. Allah nasıl ki Hz Adem'in eğe kemiğinden Hz. Havva'yı O'na eş olarak yarattıysa, değişik seferde doğan bu kardeşleri de birbirine yabancı suretinde yaratabilir. Daha sonra ise insan nesli çoğaldı ve Allah bundan sonra farklı ikizlerden de olsa kardeş evlenmesini yasakladı. Bunun meşruiyeti ise temelde Allah'ın emriyle alakalıdır. Çünkü bir işin kötü olması Allah'ın yasaklamasından dolayı, iyi olması da emretmesinden yada serbest bırakmasından dolayıdır. Yani Allah emreder güzel olur, Allah yasak eder kötü olur.

Kimin kiminle evleneceğini helal yada haram kılan Allah’ın hükümleridir. İnsanlar bazı kişilerle evlenmiyorsa, bu Allah yasakladığı içindir.
Adem’in çocuklarını düşünürsek Allah onlara böyle bir yasak getirmediyse, evlenmeleri de haram olmaz. Daha sonraki nesillerde gelen peygamberler aracılığıyla bu tarz evlilik yasaklanmıştır.

Çocuklar Sakat Doğmaz mı?

Akla takılabilecek bir soru bu tarz evliliklerden doğacak çocukların sakat olma ihtimalinin yüksel olabileceği konusu olabilir. Günümüzde akraba evliliklerinde çocukların sakat doğma ihtimalinin yüksek olduğu bir gerçektir. Fakat bunun sebebi genetik bir sorundur. Yani bir kişide genetik bir hastalık varsa ve aynı genetik hastalığa sahip başka bir kişi ile evlenirse, doğacak çocuk bu genetik hastalığa sahip olabilir. Evlilikte bireyler benzer genetik özelliklere sahip oldukları için, doğacak çocukta genetik bir hastalığın ortaya çıkması, akraba dışı evliliğe göre daha yüksektir.

Peki bu durumda Adem’in çocuklarının yapacağı evliliklerde aynı risk söz konusu değil midir? Burada kilit olan nokta anne ve babada bu genetik hastalığın bulunması gerçeğidir. Eğer bireylerde genetik olarak bu hastalık taşınmıyorsa, çocuklarda da böyle bir sorun yaşanmaz. Bilindiği gibi her akraba evliliğinde böyle sorunlar yaşanmamaktadır. İlk insan olan Adem ve Havva’nın genetik olarak bir hastalıklarının olmadığı ve düşünülürse onların çocukları ve onların çocuklarında böyle sorunların çıkmayacağı anlaşılır.




ALINTIDIR.


Benim notum; Allah'ın hikmetinden sual sorulmaz. O'nun gücü herşeye yeter. Şüphesiz ki bizim bilemeyeceklerimizi O bilir.
freedom isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 21-04-2007  
Standart

simdi oldu.

Konu hakanim46 tarafından (23-04-2007 Saat 00:53 ) değiştirilmiştir..
hakanim46 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 21-04-2007  
Standart

Ayrıca hakanim46 'nın da dediğine de katılıyorum. Soruyu adabına göre sorabilirdin.
freedom isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 21-04-2007  
Standart Hz Ademin cocuklari

İnsanlar Hz. Âdem’le Hz. Havva’dan doğarak çoğalmışlardır. Havva anamız hep ikiz doğum yapıyordu. Bunlardan birisi erkek, diğeri de kızdı. Hz. Âdem, aynı anda doğan ikizleri, bir önce veya bir sonra doğan ikizlerle evlendiriyordu. Habil’le beraber doğan kız çırkın, Kabil’le birlikte doğan kız ise güzeldi. Bu durumda Hz. Âdem, Habil’in, Kabil’le beraber doğan kızla, Kabil’in de Habil’le beraber doğan kızla evlenmesini istedi. Fakat Kabil buna razı olmadı, kendisiyle doğan güzel kızı Habil’e vermek istemeyerek kendisi almak istedi.

Hz. Âdem buna müsaade etmedi ve meseleyi Allah’a havale etti. Cenab-ı Haktan gelen emir üzerine her ikisinin de Allah’a birer kurban takdim etmelerini, hangisinin kurbanı kabul edilirse Kabil’in bacısının ona ait olacağını söyledi. Bunun üzerine Kabil bir demet buğday, Habil de bir koyunu kurban olarak takdim etti. Gökten inen bir ateş Habil’in kurbanını aldı, Kabil’inki olduğu yerde kaldı. Bu durumda Habil haklı çıkmış ve kızı almaya hak kazanmıştı Fakat Kabil iyice çileden çıkmıştı. Bu hâdise Kur’ân’da şöyle anlatılır:

“Onlara Âdem’in iki oğluna dair haberi hak ile oku. Onlar birer kurban takdim ettiklerinde, birisinin kurbanı kabul olunmuş, diğeri kabul olunmamıştı. Kurbanı kabul olunmayan diğerine, ‘Ben seni öldüreceğim’ dedi. O da, ‘Allah ancak takva sahiplerinin kurbanını kabul eder’ diye cevap verdi.

“Habil şöyle devam etti: ‘Eğer sen öldürmek için elini bana uzatırsan, ben seni öldürmek için elimi kaldıracak değilim. Çünkü ben âlemlerin Rabbi olan Allah’tan korkarım. Dilerim ki, sen benim günahımı yüklenesin de, Cehennem ateşinin ehlinden olasın. Bu da zalimlerin cezasıdır.

“Sonra nefsi, kardeşini öldürmeyi ona kolay ve hoş gösterdi; o da kardeşini öldürüp hüsrana uğrayanlardan oldu. Sonra Allah, kardeşinin cesedini nasıl örteceğini göstermek için, ona, yeri eşeleyen bir kargayı gönderdi. Kabil, ‘Yazıklar olsun bana!’ dedi. ‘Şu karga kadar olup da kardeşimin cesedini örtemedim!’ Artık o yaptığına pişmanlık duyanlardan olmuştu.”1

Hz. Âdem’in çocuklarının birbirleriyle evlenmelerinin dindeki yerine gelince; Hz. Âdem’den Peygamber Efendimize gelinceye kadar bütün peygamberler hak dini tebliğ etmişlerdir. Dinin temeli olan îman esasları hep aynı kalmıştır. Fakat şeriat dediğimiz, ibadet ve dünyaya ait işlerde Hz. Âdem’den Peygamberimize kadar her devrin icaplarına, insanların ihtiyaçlarına göre bazı hükümler değişerek gelmiştir. Cenab-ı Hak her devrin insanının yaşayışını ve menfaatini gözeterek her ümmete ayrı bir şeriat göndermiştir. Mâide Sûresinin 48. âyetinde bu hususta, “Sizin her biriniz için Biz bir şeriat ve açık bir yol tayin ettik” buyurulur.

Bediüzzaman da bu meseleyi şöyle izah eder: “Asırlara göre şeriatlar değişir. Belki bir asırda kavimlere göre ayrı ayrı şeriatlar, peygamberler gelebilir ve gelmiştir. Hâtemü’l-Enbiya’dan (a.s.m.) sonra şeriat-ı kübrası (büyük şeriatı) her asırda, her kavme kâfi geldiğinden muhtelif şeriatlara ihtiyaç kalmamıştır.”2

Meselâ, Yahudiler ancak havralarda, sinagoglarda, Hıristiyanlar sadece kiliselerde ibadet edebilirlerken, biz Müslümanlar her yerde namaz kılabiliyoruz. Yine sığır ve koyun gibi hayvanların iç yağları Hz. Musa’nın şeriatında haramken, bizim dinimizde helâldir.
Hz. Âdem ise ilk insan ve ilk peygamberdir. Allah ona da bir din ve bir şeriat göndermiş ve öğretmişti. O da Allah’ın kendisine gösterdiği şekilde hareket ediyordu. Cenab-ı Hak, Hz. Âdem’in çocuklarının birbirleriyle evlenmesini de bir zaruretten dolayı helâl kılmıştı. Çünkü insan neslinin artması gerekiyordu. Başka insan da olmadığına göre, bir zaruret olarak kardeşlerin birbirleriyle evlenmesi gerekiyordu. Bu âdet bir süre devam etti, fakat insanlar çoğalınca böyle bir evliliğe ihtiyaç ve zaruret kalmadı ve bu tatbikat da kalkmış oldu.

1. Mâide Sûresi, 27-31
2. Sözler, s. 454

Mehmed Paksu
Meseleler ve Çözümleri
hakanim46 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 21-04-2007  
Standart

sunu iyi ayirt edelim.herkes aklindakini sorabilir ama herseyin bir adabi ve edebi var usulü var.mesela arkadas Hz Ademin nesli nasil türedi cocuklarinin evlenmesi hakmiydi ,Allahin ona emri neydi gibi bir tarzda sorabilirdi.iliskiyemi giriyordu cocuklari gibi terbiyenin tamamen disina cikan bu üslup kabul edilemez ayni zaman da küfürdür.Hasa Allah peygamber cocuklarina zinami isletir.lütfen cok dikkat.herseyi sorabiliriz ama edebine riayet ederek.bu yazida degisecektir.
hakanim46 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 21-04-2007  
Standart

haklısınız bu soruyu daha guzel bir uslupla sorabilirdim ama yani o kadarda buyutulecek bişi yok hatta kufurle hiç alakası yok şişmdi sana ole gelio olabilir bu sozleri sen yazıp ben okusam mbanada oyle gelebilirdi ama kendi vicdanın rahatsa sorun yok yani evlenmek yada ..... neyse
nekbet isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 21-04-2007  
Standart

bu tepki inan kendi nefsimiz icin degildir.din konusu kesinlikle alaya alinmaz ve saka konusuda yapilmaz.sen bunu bir hocaya müftüyede sor.reaksiyonlarini burada bizimle paylas bak ne diyolar.neyse olan oldu.hepimiz tekrar tövbe edelim estagfirullah diyelim.daha dikkatli olalim.Allah herkesin niyetine göre verir.ne kimseye tavir almak nede kalbini kirmak niyetindeyiz.burada gayrimüslimlerde soru sorabilir.herkese acigiz.ama bu tür sorular müslümanlardan gelince haliyle yadirganiyor dogal olarak.amacimiz sizlere hizmet etmek sorulariniza cevap vermek.biz alim degiliz ,hocada degiliz.bizde arastiriyoruz.daha dogrusunu bulmak ve yazmak icin buradayiz.insallah daha dikkatli olalim.beraberce daha bircok konuyu beraberce paylasacagimizi ümit ediyoruz.yazdiklarimizda hata varsa bizi mutlaka uyarin.kimseyi yanlis bilgilendirmeyelim insallah.bu arada katkilarindan dolayi freedom kardesimize tesekkürlerimizi iletiyoruz.Allah razi olsun cümlemizden.hakkinizi helal edin...
hakanim46 isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 21-04-2007  
Standart

Ben de size teşekkürlerimi iletiyorum hakanım46, düşüncelerinize katıldığımı belirtmek isterim. Kardeşçe paylaşımlar yapmak dileğiyle...
freedom isimli Üye şimdilik offline konumundadır  


Bookmarks
Digg del.icio.us Google StumbleUpon
Seçenekler
Stil

Zaman Ayariniz GMT +3. Şu anda saat : 17:06. (Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)
Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO