Geri git   Zekiturk Bilgi Paylasım Forumu > Sosyal Platform > Edebiyat > Deneme & Hikaye
Yardım ZT Resim Bütün Forumları okunmuş kabul et Videolar

RUH KANSERi

Deneme & Hikaye icinde RUH KANSERi konusu , RUH KANSERi Nazan Arda geçen hafta 55 yaşında öldü. Göğüs kanseriydi. Ameliyat için gittiği Amerika'da bir göğsü alınmıştı. Döndükten 11 yıl sonra beyin kanaması geçirdi. Beyninde de tümör vardı. Peş ...


Zekiturk Bilgi Paylasım Forumu Zekiturk Bilgi Paylasım Forumu - Kayıt ol Aktivasyon Mailiniz Gelmedimi Buraya Bakin  Yeni Şifre talep Forumu Zekiturk Bilgi Paylasım Forumu - Kayıt ol

Alt 19-01-2007  
Standart RUH KANSERi

RUH KANSERi

Nazan Arda geçen hafta 55 yaşında öldü.
Göğüs kanseriydi.
Ameliyat için gittiği Amerika'da bir göğsü alınmıştı.
Döndükten 11 yıl sonra beyin kanaması geçirdi.
Beyninde de tümör vardı.
Peş peşe geçirdiği iki ameliyatın
ardından komaya girdi ve kurtarılamadı. Gazetedeki
fotoğrafında, elinde bir ayıcıkla gülümsüyordu.
"Ayıcık", kendisi 4 yaşındayken vefat eden annesinin
armağanıydı.
Arda, oyuncak ayısını 51 yıl boyunca hiç
yanından ayırmamıştı.
Karacaahmet' e gömülürken ayıcığını da
yanında toprağa verdiler. Burada Arda'yı anmamın nedeni, 11
yıl önce Amerika'ya ameliyata giderken yazıp eşine
bıraktığı ölüm ilanı...
Ecel, beklediğinden geç gelmiş, ama boşandığı eşi vasiyete
uyup kendi kaleminden vefat ilanını gazetelere vermiş. Ilan
şöyle :
"Şu anda Tanrı'ya teslim etmiş olduğum ruhumu, ömrümce tüm
sevdiklerim için mükemmeliyetçilik adına çok hırpaladım.
Kendimi sevecek ve özgürlük tanıyacak vaktim olmadı. Bilmem
o çok uğraş verdiğim 'özel biri' olabildim mi? Rahatsızlık
vermekten her zaman çekindiğim sizleri bugün (..) beni
uğurlamanız için bekliyor, hepinizi çok seviyorum."
Ilanın köşesinde küçücük bir fotoğraf var: Nazan Arda' nın
ayıcığının fotoğrafı. Metni okuyunca bunun bir vefat
ilanından çok pişmanlık beyanı olduğunu
düşündüm. Başkalarını mutlu edebilmek uğruna kendinden
vazgeçmiş , "rahatsızlık veririm" kaygısıyla benliğini
tarumar etmiş , ruhunu doyasıya salıveremeden can vermiş
"mükemmeliyetçiler" için kaleme alınmış bir ağıttı bu...
Nazan Arda, uğruna bir ömür adadıklarından, belki de ilk ve
son kez bir "rahatsızlık" rica edip cenazesine çağırıyordu.
Törene kaç kişi gitti bilmiyorum; ama ilanı verenin,
"boşandığı eşi" olması, o çok uğraş verdiği "özel biri"
olup olamadığı sorusunu yanıtlıyordu.
Başkalarını seveyim derken, kendini sevecek vakti
bulamamıştı. Son yolculuğunda yanında sadece vefakar ayıcığı
vardı. Arda'nın fizyolojik hastalığına olduğu kadar
psikolojik rahatsızlığına da teşhisi Jean Baudrillard
koyuyor :
( "Tam Ekran", YKY, 2002, s.10 )
Fransız felsefeciye göre, vücudumuzdan bütün biyolojik
düşmanları, mikropları, parazitleri atarsak , nasıl savunma
sistemi bozulan bedende hücreler birbirini kemirmeye başlar
ve kanser tehlikesi doğarsa, ruhta da aynı şey oluyor :
"Sürekli pozitif olacağım" diye eleştirel öğeleri
benliğinden uzak tutan, negatif duyguları dışlayan her
ruhsal yapı, kendi kendini yiyerek felakete sürükleniyor.
Eleştirel düşünce ise, krizi damıtma yeteneği sayesinde bu
felaketi önlüyor.
Benim yukarıdaki ilandan öğrendiğim şu: Bütün varoluşunu
"Beni beğenecekler mi ?"
"Beni seviyor mu ?" "Rahatsız eder miyim ?" kaygısı üzerine
kuruyorsan,
bil ki sonun hüsran. Bir küçük serzeniş, sıradan bir tenkit
ya da kadirbilmezlik, acılar pahasına kurduğun o "mükemmel
kale" yi yerle bir edebilir. Ölüm ilanını kaleme alacağına
azat et kendini...
Seni, sen diye kabul edip sevecekleri sev. Eleştirki onun
için "özel biri" olabilesin.
Kendini, kendine beğendir herkesten önce....
Kimseye beğendirmek için de kendinden vazgeçme.
Acıyı göze al, çünkü Dostoyevski' nin dediği gibi ,
"Insanın ruhunu yücelten bir acı, ucuz bir mutluluktan
evladır."

Can Dündar
Lucas_Kane isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 19-03-2008  
Icon19

Bütün varoluşunu
"Beni beğenecekler mi ?"
"Beni seviyor mu ?" "Rahatsız eder miyim ?" kaygısı üzerine
kuruyorsan,bil ki sonun hüsran. Bir küçük serzeniş, sıradan bir tenkit
ya da kadirbilmezlik, acılar pahasına kurduğun o "mükemmel
kale" yi yerle bir edebilir. "

freedom isimli Üye şimdilik offline konumundadır  
Alt 19-03-2008  
Standart

çok güzel bir yazı çok teşekkürlerOkuyunca aklıma birkaç gün önce okuduğum ve kaydettiğim başka bir yazı geldi''Dostların bile çoğu kere hatasızlık bekliyor senden.
Hata ettiğinde şaşırıyorlar,küsüyorlar,hatalarını bir türlü yakıştıramıyorlar sana.
Oysa O senden kusursuzluk beklemiyor.Ancak kusursuz biri kusursuzluk beklentisinde değildir ve sorarım sana,kusursuzluk beklentisi başlı başına bir kusur değil midir.....''
tıPatıP isimli Üye şimdilik offline konumundadır  


Bookmarks
Digg del.icio.us Google StumbleUpon
Seçenekler
Stil

Zaman Ayariniz GMT +3. Şu anda saat : 07:30. (Türkiye için GMT +2 seçilmelidir.)
Powered by vBulletin Copyright ©2000 - 2009, Jelsoft Enterprises Ltd.
Search Engine Friendly URLs by vBSEO